Istanblue
Bu Fotoğraf HakkındaHikayesi
İstanbul’un yedi tepesinden en yükseği olan Büyük Çamlıca Tepesi’nden çektiğim bu etkileyici kareye “The Istanblue” adını verdim. Üsküdar’da, deniz seviyesinden yaklaşık 288 metre yükseklikte yer alan bu tepe, sadece bir seyir noktası değil; aynı zamanda anıtsal ağaçları, çiçek bahçeleri, fıskiyeleri ve Osmanlı tarzı çay bahçeleriyle özenle düzenlenmiş bir parktır.
Canon EOS 7D fotoğraf makinemle, Boğaz’ın huzurlu mavi tonlarını sabahın ilk ışıklarıyla çerçeveledim. f/8 diyafram açıklığında ve 8 saniyelik uzun bir pozlama süresiyle, dengeli bir ışık yakaladım; bu sayede hem dingin suyu hem de ikonik silueti vurgulayabildim. Netlik için ISO’yu 100’e ayarladım ve 75 mm odak uzaklığı kullandım. 3 Temmuz 2011’de çekilen bu kare, İstanbul’un ihtişamlı yükseklerinden zamansız güzelliğini yansıtıyor.
Fotoğrafa verdiğim “Istanblue” ismi, “Istanbul” ve “Blue” kelimelerinin birleşiminden oluşuyor. O an gökyüzünde hâkim olan koyu ve yumuşak mavi tonlar, sahneye huzurlu bir atmosfer katıyordu. Bu sakin güzelliği, şehrin adıyla oynayarak ve mavinin büyüsünü vurgulayarak fotoğrafın ismine yansıtmak istedim.
Bugün Büyük Çamlıca Tepesi’ni daha da özel kılan, tarihi, kültürel ve modern mimarinin iç içe geçmesidir: 2019’da tamamlanan ve 63.000 kişiye kadar ibadet kapasitesine sahip olan görkemli Çamlıca Camii ile 2021’de açılan, 369 metre yüksekliğindeki Çamlıca Kulesi bu doğal güzelliğe mimari bir zenginlik katıyor. Bu simgesel yapılar, hem İstanbullular hem de ziyaretçiler için tepeyi mutlaka görülmesi gereken bir yer haline getiriyor.

